Category Archives: Evcil Hayvanlar

Onlar bizim canımız

Kediler Hakkında Bilinmeyenler

kedi

-Kediler normalde sudan nefret eder.Nedeni kürklerinin suyu ıslak iken yalıtamamasıdır.Sadece bir çeşit kedi suyu sever.O da kürk yapısından kaynaklanır.Orta Asya’da bir kedi cinsidir.Kürkü suya dayanıklıdır.

-Kedi kısa mesafeyi 49 km/saatte alabilir.

-Kediler köpeklerden daha iyi duyarlar.Kediler yüksek frekanslı 2 oktava kadar olan sesleri insanoğlundan daha iyi duyarlar.

-Kedilerin beyni biyolojik olarak insan beynine daha çok benzer.Köpek beyninden daha farklıdır.İnsanın ve kedinin duygusal durumlarda verdiği tepkilerin beynin ayni merkezlerinin uyarıldığı saptanmıştır.

-Kedi tek bir sışrayışta kendi boyunun 5 katı kadar sıçrayabilir.

-Uzaydaki ilk kedi 1963 senesinde fransız kedi Felicette idi.Fransa kedinin beynine elektrodlar nakletmiş ve uzaya fırlatmış idi.Kedinin beyninin dünyaya nörolojik sinyaller vermesi hedeflenmişti.Çalışma başarılı oldu,kedi hayatta kaldı.

-Amerika’da ortalama senede 40,000 kişi kedi tarafından ısırılmaktadır.

-Kuzey Amerika’da en tercih edilen hayvan kedidir.Ortalama 73 milyon kediye karşılık 63 milyon kedi beslenmektedir.

-Kediler 100 çeşit vokal ses çıkarabilirken bu sayı köpeklerde sadece 10’dur.

-Kediler mutlu ve memnun olduklarında gözleri sıkar ve kısarlar.

-İnsandaki parmak izi gibi tüm kedilerin burun izi farklıdır.

-Kedinin insanın ayağına sürünme sebebi dikkat çekmekten çok kokusunu etrafindaki şeye sürmesi ve yüzünü de bu koku ile bezeme isteğidir.Kedinin kendi kokusu aynı şekilde patileri ve kuyruğunda da yoğundur.

-Kediler normalde 1 ila 9 yavru yapar.Bilinen en fazla yavrulayan kedi 19 tane yavrulamıştır ve 15 yavru hayatta kalmıştır.

-Kediler günde 16-18 saat uyur.Bu uyku durumuna karşılık etrafa karşı alarm durumundadırlar.Kuyruğa en ufak bir temas tepki vermelerine sebep olur.

Ocak 2013

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Evcil Hayvanlar

KÖPEK KURALLARI-Sevimli:)

1-Köpek eve giremez.

2-Okey köpek eve girebilir ancak evin belli yerlerinde dolaşabilir.

3-Tamam evin bütün yerlerinde dolaşabilir ama mobilyadan uzak durmalıdır.

4-Peki peki sadece eski mobilyalara bulaşabilir.

5.Offf tamam bütün mobilyalara izin vardır ama kesinlikle insanlarla aynı yatakta uyumamalıdır.

6.Hımmm tamam yatağa gelebilir ama davet edilirse.

7.Tamam yatakta uyuyabilir ama yorganın içine giremez.

8.Okey okey okey yorganın altında uyuyabilir ama davet edilirse.

9.Her gece yorganın altında uyuyabilir.

10.İnsan yorganın altında uyumak için köpekten izin istemelidir.

1 Yorum

Filed under Evcil Hayvanlar

Jersey-Bir Kayboluş Hikayesi

Jersey..Canım Köpeğim

Gün ağarmamıştı.Eksi kaç derece idi bilmiyorum, tek bildiğim karanlıkta çalıların arasında koştuğum ve havadaki kar kokusu idi.Birden durdum, “Jersey” diye seslendim.Gördüğüm beyaz şeyin izini kaybetmiştim.Nefes nefeseydim..

Birden,çalılık hışırdadi, beliren sadece güvenlik görevlisi Ercan idi.

” Sibel Hanım dışarısı çok soğuk, burası arazi.. Yılanı var çakalı var, böyle pijamalarla olmazki hem, Ali Bey de yok.. “ dedi endişeli bir sesle.

“Jersey geldi,camdan gördüm onu bahçedeydi.” dedim..

Güvenlik görevlisi hafifçe gülümsedi, “O Jersey değil” dedi. “Muhtemelen arazilik tepeden inen açık renkte bir sokak köpeğidir”.

“ Hem Jersey olsa eve gelirdi.O çok akıllı bir köpek.Saat sabahın 4’u uyumalısınız, sizi eve götüreyim” dedi.

Eve döndüm, yatağa uzandım. Jersey neredeyse 20 gündür kayıptı..Soğuğu hiç hissetmiyordum. Sanki çıplak ayaklarla hiç bitmeyen bir enerji ile kilometrelerce koşabilirmişim gibi hissediyordum. Bağrım yanıyordu.

—————–o————————

Kaybolduğu gün dışarıda lapa lapa kar yağıyordu.Çalışma masamda bilgisayar ekranında birşeylerle uğraşıyordum. Jersey de camdan dışarı seyrediyordu..Bir av köpeği olduğu için dışarıda kar yağarken evde olmak çok hoşuna gitmiyordu.Sanki doğa onu çagırıyor gibi idi. Sonra bahçede sokak köpekleri belirdi.İçlerinde daha evvel hic görmediğim bir köpek vardı. İri, siyah beyaz av köpeği kırması bir köpekti.Bacaklarındaki ve yüzündeki siyah beyaz benekler ve kas yapısı onu gösteriyordu. Jersey bir İngiliz setteri idi ve setterlerin kendi cinsi haricinde hiçbir cins ile çifltleşmediğini biliyordum. Hoş Jersey yaşlı ve kısır idi, çiftleşme durumu yoktu.Ama birbirlerine bakıyorlardı. Kızımın aşık olduğunu anladım.Sanki Jersey’i almaya gelmişti.

Ona “ Dışarı mı çıkmak istiyorsun Jersey?” dedim.Bana dönüp baktı ,uzun,masum ve anlamlı baktı. Sonra başını çevirip dışarı baktı.

Gözlerimizle anlaşırdık biz..

“Eee o zaman seni dışarı çıkarayım madem çok istiyorsun o yakışıklı ile oynamak “ dedim keyifle. Jersey’i çıkardım. Köpeğim çok akıllı bir hayvandı , senelerdir bahçeye çıkar, hatta sitede dolaşır ama evine gelirdi..O gün eve gelmedi.Onu dışarı çıkardıktan 30 dk sonra bahçede olmadığını farkettim.Hiç bir köpek yoktu.

O bakış bana olan son bakışı idi..

———————–o———————–

Akşam aradık, sabah aradık.. Araziye çıktık kar botları ile. Araba çıkaramıyorduk garajdan, inanılmaz bir buzlanma vardı yollarda. Zinciri olan komşular araba ile aradılar.Dağ, taş yürüdüm. Kar, su dolu çukurları örtmüştü , ayağımı bir bastım dizime kadar buz gibi suya gömüldüm. Su botlarımdan içeri süzülürken parmak uçlarımı hissetmiyordum.O halde saatlerce yürüdüm ve seslendim. “Jersey” diye..

Araziden döndüğümde “Onu kaçırdılar “dedim.Birileri onu çaldı.Hayranı çok olan bir köpekti. Herkes bayılıyordu.”Yok” dediler. Gelir O dediler..

“Gelseydi gelirdi benim köpeğim 2 saat içinde en fazla” dedim.

“Kar fırtınası oluyor akşamları.O yaşlı bir kopek “ dedim.

Bahçevan “ Sibel Hanım şu tarafa bakalım dedi parmağı ile güney batıyı işaret ederek, o bir av hayvanı rüzgar kuzeyden esiyor, rüzgarı arkasına alır. O güçlü bir av kopeği , merak etmeyin“dedi.

—————-o—————–

Kamera kayıtlarına baktık.Eve gelmiş aslında Jersey kapıya kadar,beklemiş 20 sn. Güvenlik görevlisi farketmemiş, içeride biri ile konuşuyor görevli.Sonra bir ses duymuş Jersey,bir havlama sesi,dikkati dağılmış belli. Koşmuş o yöne. Güvenlik görevlisi M çok severdi onu.Suçladı kendini.

“Suçlama” dedim.

—————o——————

Rotamı güneybatıya çevirdim.. Bahçevana uyup.Bahçevan Ekrem dayı köy adamı idi.. Çobanlık yapmıştı..Fikirleri önemli idi.

Jersey kaybolalı 4 gün olmuştu. Arabayı çıkarabiliyorduk artık, buzlanma azalmıştı.Araba ile komşu bir siteye indim.Bir güvenlik görevlisi Jersey’i gördüğünü söyledi. Buradaydı O dedi. Güvenlik görevlisi H ile birlikte.Ama H anca akşam gelir,dediler.

İçimi  bir sevinc kapladı.Dakikalar geçmek bilmedi.Sevinç içinde sevdiğimi aradım.

Aksamı zor ettim. Nihayet H geldi. Jersey’i sordum.

“Burada idi , soğuktan ve kar fırtınasından sığınmıştı, yanında siyah benekli bir köpek vardı,  ama bir baktım ikisi de yok, gitmiş “dedi..

İçimi bir hüzün kapladı. Peki dedim. En azından aşkının peşinde diye düşündüm.Umutlu idim ama isteksizce arabaya bindim. Arabayı çalıştırdım ağır ağır giderken arkamdan beni bir motorsikletli yakaladı.Sağa çek diye işaret yaptı.Bir büfenin görevlisi idi.

“Yalan soyluyor o !” dedi. H’den bahsediyordu..

“Tasmasını söküp atıp, köpeği evine götürdu O ve akrabası. “dedi,

Beynimden vurulmuşa döndüm. Arabaya gaz verip ani bir U dönüşü yaptım yolun ortasında.

————o—————–

Bir odada oturuyordum. Oda kalabalıktı.Ben , sevdiğim, H’nin müdürü, güvenlik şirketinin müdürü, emniyetten emekli eski bir başkomiser, 2 görevli.

U dönüşünün ardından güvenlik görevlilerini sorguya çekmiş, hepsini savcılığa vereceğimi söylemiş ve H’nin köpeğimi satma ve yavrulatma amaçlı evine götürdüğünü öğrenmiş idim.Zaten Jersey’i tanıyormuş.Jersey’e hayranmış.

Karşımda H…

30 yaşında , genç, parasız,emanete hıyanet eden bir cahil.

9 yaşındaki köpeğimi genç zannetmiş. “O yavrulayamaz “ dediğimde şaşkınlıkla baktı suratıma.

“Satmadım” dedi. “elimden kaçtı eve götürdüğümde, tuvalete çıkardım 5 dk içinde kayboldu “ dedi.

“Tabii kaçar , çünkü o benim köpeğim “dedim.

“Eğer onu sattı isen , tüm zararı karşılarım bana köpeğimi ver “ dedim. Yeminler etti.

“Beni zaten kovacaklar neden yalan söyleyeyim daha fazla “ dedi.

“Yemin ederim kaçtı O “ dedi.

“Onu nasıl götürdün eve , o seninle gelmez ki .. “ diye sordum.

“Boynuna ip bağladım zorla yürüye yürüye gittik” dedi.

O an 5 tane erkeğin yanında onu parçalamak geldi içimden.”Köpeğimi çekiştirdin, gelmek istemedi ve en az 3 km sürükledin.Sen ve amca oğlun “ dedim.

“Yok iyi davrandım ben köpekleri çok seviyorum” dedi.

Ona dönüp “ben günlerdir ağlıyorum bunu biliyor musun ?” dedim.

“Çok üzgünüm “ dedi.

“Değilsin,senin bana neler yaptığın konusunda , nasıl zarar verdiğin konusunda en ufak bir fikrin yok” dedim.

H’nin ifadeleri doğrultusunda , H ve onun amca oğlu ile birlikte gece kondu mahallesine,evinin olduğu yere , kaçtığını iddia ettiği bölgeye gittik. Bir iz bulamadık..

H’yi kovdular..

————–o————–

45 gün oldu..Kendimi suçlama evresine geçtim.Benim ihmalim, benim hatam, benim dünyada kötü insan yoktura olan  aptalca inancım.O gün onunla ilgilenmeliydim, onunla bahçede durmalıydım, o gün çalışma masasında çalışmamalıydım,onu yapmamalıydım, hemen o siteye inmeliydim, kuzeyde ve kuzey doğuda çok vakit kaybettim,..

Bir sürü şey ürettim kendimi suçlayıcı.Yarım şişe viski içtim bir akşam,50 kglik bedenle.Sevdiğim ilk defa bana bağırdı komalık halimden dolayı.İsyan etti.Kaderde bu varmış,neden kabullenmiyorsun dedi.

Hayatımda 1 saati geri almak istedim.Zamanı geri almak.

————o————

Aylar geçti, hiçbirşey eskisi gibi olmadı.Ben sürekli hata yapan, dalgın biri oldum.Dengemi kaybettim.Sevdiğim adam 2 ay sonra 45 günlük bir doberman yavrusu getirdi.Adını Ares koyduk.Jersey’nin aksine simsiyah , terlik kadar birşeydi.Bağ kurmayı reddettim.Sürekli ağlıyordum.Heryere başvurdum. Belediyeler, barınaklar, ödüller koydum.

İlanlar bastırdık civarda her yere astık, astırdım.”Sanırım köpeğinizi bulduk “ diyen herkese,heryere bir umutla koşarak gittim.Jersey değildi.

Ben bunları yaparken Ares büyümeye başladı..

Bir gün sevdiğime dönüp “ Neden bir Doberman aldık “ diye sordum.

“Kimse çalamasın diye “ dedi.

İnsanlar beni teselli edebilmek için “ zaten yaşlı idi öldüğünü görse idin daha çok üzülürdün, hem belki iyi ellerdedir “ dediler.

Onlara dönüp “ Ölse idi bu kadar üzülmezdim.Onu gömebilirdim. Mezarı nerede bilirdim “ dedim  acıyla..

Aslında Jersey ölecekti,kendini sana göstermek istemedi diyen oldu.Onun için gittiğini söylediler.İnanmadım.

Alaycı bakışlar oldu.Ares’i görüp gözleri ile yeni bir köpek almış bile diye sinsice gülümseyenler.Anlayamadılar köpekleri olmadığı için.

———–o————-

Evden taşınmaya karar verdik, Ares büyüdü, 7 aylık olacak 8 eylülde.Cok yaramaz bir delikanlı.Huyu Jersey’e hiç benzemiyor.Doğa ile ilgili değil.O çok farklı ama seviyorum.

Jersey gideli 7 ay, 10 gün , 4 saat 37 dk oldu ben bu yazıyı yazarken.

Ve bu hayat , başka bir hayat.

Eğer bir köpeğiniz var ise. Aslında can yoldaşınızdır sizin.En iyi dostunuzdur.Size kafa tutar bazen, bazen kızdırır sizi, ama sizinle oynar, sizi çok sever, sizi bekler, sizi anlar, sizi dinler , sizi korur.Sizinle denize girer, Sizinle araba yolculuğu yapar, sizinle uyur,sizinle yürüyüşe çıkar..Size güvenir..Sevinince zıplar yerinde.Sanki sizi mutlu etmektir her daim amacı. Bir sürü anınız olur birlikte..Resim albümünüz..Herşey sizsinizdir , sizinle ilgilidir.

Başkası için it ama sizin için kalptir, candır, hayattır..

Eğer bir köpeğiniz yok ise..Anlamanız zordur.Anlatmak zordur.Aslında eksik yaşıyorsunuz demektir.

Hiç tatmadığınız meyve gibidir.Bilemezsiniz..

Aslında hiç yaşamıyorsunuz demektir.

7 Eylül 2010

Ve Bugün..5 Aralık 2011…

Jersey’nin normal tabiati gereği,yaşlılığı ve sağlık problemleri göz önüne alınırsa öldüğünü düşünüyorum.İçimde öyle bir his.Zaman beni bir çeşit endişeden ve esaretten kurtardı.Artık onu ne yer ne içer nasıl davranırlar diye düşünmüyorum.Çünkü çoktan ölmüştür.

Ares 45 kiloluk bir azman oldu.Görsel açıdan bir estetik harikası.Gören korkuyor.Ama kafa nanay.Şimarık,pişkin ve kurnaz.İnsanlara saldırgan değil ama erkek köpekleri sevmiyor pek.Ve evet onu kimsenin çalabileceğini sanmıyorum.

Ve..

13 Subat 2011’de bir akşam kapı çaldı.Kapıyı açtığımda Marley sanki Jersey’nin gözleri ile bana bakıyordu.Bal köpüğü renginde bir Amerikan Cocker. Evet aramıza Marley katıldı.Evlat edindik.

Ve Sanki Jersey Marley’de beden bulmuş gibi.Huyu,suyu,inatçılığı..Jersey’i unutmuş değilim.Ama yüreğimdeki fırtına misali beni yoran birşeyler dindi.

Sibel Gökmen-Aralık 2011

Yorum bırakın

Filed under Editör'den, Evcil Hayvanlar

Alman Kurdu-Gerçek Bir Alman

Alman Kurdu kökeni Almanya’ya uzanan ve koyunları koruması amacı ile 1899’larda geliştirilen bir ırk.Eski veterinerlik öğrencisi Max von Stephanitz tarafından ortaya çıkarılmıştır.I. ve II.Dünya savaşı sırasında Alman ordusu tarafından kullanılmıştır.Üstün zekası,koku alma özelliği ve gücü nedeni ile halen dünyada ordu ve polis tarafından kullanılan en iyi koruma köpeklerinden.Sadakati ve koruma içgüdüsü ile guard köpekler arasında en tercih edilen cins olma özelliğini taşıyor.

Ortalama 10 sene yaşayan Alman Kurtları iyi beslenirse erkekte 40 kg ya dişi de ise 32 kg ya erişmekte.Zeka olarak Border Collie ve Poodles’ın arkasından 3.sıraya yerleşen bu cins kendisine verilen komutları çok hızlı öğrenme yeteneğine sahip.

Her ne kadar Avustralya’da 1999 senesinde yayınlanan raporda Alman Kurtlarının insana saldırma özelliği bulunduğu belirtilse de National Geographic Kanalının “The Dog Whisperer” programında tüm istatistikler ve raporlar masaya yatırılmış ve aslında küçük köpeklerin insana saldırma ve ısırma özelliğinin daha fazla olduğunu göstermiştir.Ancak bunlar rapor edilmediği için kayda pek geçmediği belirtilmiştir.

Alman Kurtları Amerikada en popülar 5 köpek arasındadır.Bu cins köpekleri diğerlerinden ayıran özellik öğrenmeye olan merakları ve amaç uğruna verilen görevleri yerine getirmeleridir.Yani onlara bir hedef göstermeniz,ulaşması gereken bir amaç edinmesini sağlamanız gerek.

Erken yaşta sosyal olmazlar ise bağlı oldukları aileye karşı aşırı koruyucu olabilen bu köpekleri bebeklikten sosyalleştirmekte yarar var.Fazla şımartmadan.

Zıplama özellikleri diğer köpeklerden o kadar farklı ve doğaldır ki BBC yayınladığı bir belgeselde Alman kurtlarından yarı köpek yarı kurbağa diye bahsetmiştir.

Bu köpeklerin medyaya adaptasyonu da inanılmazdır.K9 ve polis köpeği Rin Tin Tin’le Hollywood’da ölümsüzleşmiştir.

 

Sibel Gökmen,Eylül 2011

 

 

1 Yorum

Filed under Evcil Hayvanlar

Amerikan Cocker Spaniel

İngiliz Cocker ile aynı soydan gelen Amerikan Cocker’lar biraz daha iridir.Amerikan ve İngiliz standardlarına göre İngiliz yada Amerikan olarak adlandırılmıştır.

Bu Spaniel cinsi köpeklere Cocker denme sebebi İngilizlerin woodcock ( çulluk)  cinsi kuşları avlamada kullanılmalarıdır.

İlk  bu cins Spaniel köpek Amerika’ya 1620 senelerinde İspanya’dan gelmiştir.1878 senesinde bir cins olarak kayıt altına alınmıştır.1920’lerde spaniel cinsi köpeğin Ingiliz Cocker’dan farklı özellikler taşıdığı farkedilmiş ve American Cocker Spaniel olarak 1946 senesinde onaylanmıştır.İngiltere’nin Amerikan Cocker Spaniel’i Ingiliz Cocker’dan farklı cins olarak tanıması 1970’leri bulmuştur.

American Cocker Spaniel 1940-1950 ve 1980’lerde oldukca popüler idi.Amerikan Baskanları Richard Nixon ve Harry S.Truman American Cocker sahibi idi.1920 ve 1940’larda köpek yarışmalarında 4 ayrı kategoride birçok kez altın madalya kazanmasının ardından en çok fotoğrafı çekilen köpek ünvanını aldı.

Doğası gereği mutlu bir ırk olan bu cins ilerleyen yaşlarda sağlık problemi olarak kalp,göz ve kulak konusunda sorunlar yaşamaktadır.13-15 kg arasıdır.

Bu cins erken yaşta sosyalleştirilirse çocuklar ve diğer köpeklerle iyi anlaşır.Yüksek ses ve sert yaklaşımlarda çabuk strese girer.

Amerikan Cocker’lar zeki,centilmen,sevgi dolu ve oyuncudur.Ortalama günlük egzersize ihtiyacı vardır.Eğitime açık bir köpektir.Sahibine düşkün, avcı yeteneği olan, gezmekten hoşlanan bir köpek ırkıdır. Genelde şampanya ve tarçın rengindedir.

Amerikan Cockerler’inda agresif özellik sıkça rastlanan bir durumdur.Cok fazla yalnız bırakıldığında havlama problemi oluşabilir.İyi cins bir Amerikan Cocker’da bu özellikler daha minimizedir.

Mayıs 2011

Yorum bırakın

Filed under Evcil Hayvanlar

İngiliz Setter-Nam-ı Diğer “Burun”

İşte yorulmak bilmeyen,zarif ve atletik Av köpeği..Asabi olmayan bu tür köpekler harika bir burna sahiptirler av icin doğmuşturlar. Üstünü kaplayan guzel kürkü sayesinde hem sıcak hem soğuk havalarda rahatlıkla hareket edebilir.Suya,bataklığa alışkındır.

Onu 3-5 ağacın, bir kaç çalı çırpının olduğu bir doğa parçası içinde izlemelisiniz.Hayranlık uyandıracak bir güzelliğe sahiptir. Tam bir kuşçudur.
Bir kuş gördüğünde bir ayağı havada nasıl donduğunu bir heykel gibi durduğunu görürsünüz. Bir kaç kez konsantrasyonunu bozmaya çalıştım açıkcası.O vücudu hareket ettirmek yerine cansız bir manken edası ile sadece gözünü bana kayırdı ve 20 metre ötedeki kuşa kenetlenmeye devam etti.Avcıların farmaya yatmak dedikleri bu davranış hakikaten bu köpeğe cok yakışır.

Setterlar sessiz hayvanlardır.Günlük egzersizlerini doğru yaptırır iseniz cok iyi bir ev köpeğidir .Tek sorun doğa köpeği olduğu için doğaya onu saldığınızda ortadan kaybolur geldiğinde ise çamurla güreşmis gibidir.

Setter bir yüksek bir çitin üstünden bir kuğu gibi süzülürken bir rotweiler çitin dibine geldiğinde hantal vücudu ile öylece kalakalır.Tecrübe ile sabittir.

Setterlerin kökeni 1300’lu yıllara dayanmaktadır.Yani insanların silah yerine daha çok ağlar kurup tuzaklarla  kuş avladıkları dönemlere.Tam İngiliz Setter haline gelmesi 1800’li yılları bulur.Sir Edward Laverack tarafından İngiltere’de geliştirildiği için Laverack Setter’i de denir.Kuzenleri İrlanda Setter’i ve Gordon Setter’idir.

Enteresan bir kitlesi vardır.Setter’i bilen Setter’e hayrandır.Birçok kez Jersey ile dolaşırken önümde arabalar durmuştur, arabalardan birileri inmiştir, o birileri sohbet etmek istemiş, sorular sormuş ve Jersey’i sevmişlerdir.” Setter bu degil mi?” , “Ava çıkıyor mu, yavrusu var mı?”, “Yavrulatmayı düşünüyor musunuz ? ” gibi sorulara çok vakıf oldum.Benim köpeğim 9 yaşında idi.Olgun,yaşlı ve geniş bir hayran kitlesine sahipti.Evimizin kapısı daha çok Jersey’i bir kapıdan görelim, sevelim diyenler tarafından çalınırdı.

Setterlere dönelim… Setterler kendi aralarında 3’e ayrılırlar. Beyaz-Siyah Setterler, Beyaz-Kizil Setterler ve Mavi-Beyaz-Kizil Setterler( Jersey uc renkli idi).Mavi Beyaz Setterlerin alt gövdeleri kızılımsı kahveye çalan bir renk , üst kısmı ise beyaz ama maviye çalan siyah lekeleri olan bir cinstir.

Son derece asil yaradılışlı olan bu hayvanlar çocuklar,aile, insanlar ve hayvanlarla çok iyi anlaşır. En önemli özellikleri çiftleşme durumlarıdır.Safkan bir İngiliz Setter kendi ırkı haricinde hiç bir erkek köpeğe ilgi duymaz.Sadece beğendiği bir başka Ingiliz Setter ile çiftleşebilir.Yani Setterlerde Alman kurdu gibi köpeklerde görulen bir sokak köpeği ile çiftleşme durumu yoktur.Kendi ırkı haricindeki köpeği yanına yaklaştırmaz.Kendini korumak için ya havlar, erkek köpeğin üstüne yürür yada kendini yere atar.

Setterler sert disiplin ile eğitilmemelidir.Yüksek ses tonuna karsı hassastırlar.

Kazmaya, atlamaya ,zıplamaya, dolaşmaya bu kadar meraklı bir hayvan görmek zordur.İnanılmaz derecede kazmayı sever.Bir koku aldı ise burnunu toprağa dayar. O toprağı içine çeker ve başlar kazmaya. O kadar hırsla kazar ki siz bile meraklanmaya başlarsınız.O kokusunu aldığı şeyi çıkarıncaya kadar kazar,yarım metreden fazla kazıp küçücük bir kemik çıkarttığını gördum..O kazarken bir alman kurdu, bir doberman yada bir sokak köpeği sadece seyreder.

Av için kullanılacaksa tüfekli av eğitimine ufakken baslanmalıdır.

Peki Setterlerin diğer av köpekleri olan Pointer,Kurzhaar Spainel gibi köpeklerden ne farkı vardır?

Öncelikle hepsi harika av köpekleridir..

Setterler soğuğa pointerlardan daha dayanıklıdır.

Koku duyusu diğer av köpeklerine nazaran daha güçlüdür.Saatlerce önce geçip gitmiş bir hayvanın kokusunu bile alabilir

Setterler Pointerlardan ve Kurzhaar’dan daha az agresiftirler.Pointer çok hızlı ve agresif av kopekleridir.Bunun anlamı sahibi olarak pointerin diğer av kopekleriyle ve insanlarla av sırasında gosterecegi agresifligi kontrol altında tutmanız demektir. Insanlardan ve diğer köpeklerden hoşlanmayabilir.Setter’in öyle bir derdi yoktur.Setter herkesle anlaşır.

Setterlar pointerlardan daha yöntemsel köpeklerdir.Daha bir metodla çalısırlar.Pointer ruzgarlı havalarda daha verimli iken setterler durgun havalarda kusların ürküp kactıkları durumlarda  verimlidir.Cünkü Setter sessizdir.

Spanieller özellikle Britanny bu iki ırkın arasında bir ırktır.

Pointerler dikbaşlıdır.Bir settere kalkan kuşu kovalamamayı öğretmek belki bir av gününüzü alır, puanter( pointer) belki daha çabuk öğrenir ancak uygulamaya gelince bile bile gene o avı kovalar.Ünlü İskoç, puanter ve setter eğitmeni ve yetiştiricisi Derry Argue kitabında şöyle diyor:

“Setterimi tavuklarla dolu bir kümesin önünde bırakabilirim ancak puanterime asla güvenmem”

Setterlara fazla bir eğitim verilmese de sahip olduğu iç güdülerle hemen ava girebilen bir köpektir.

Av köpekleri farklı koşullarda ve farklı kuşlarda kendilerini gösterirler.Setteri özellikle çulluk avı gibi ormanlık bölgelerde yapılan avlarda bulunduğu ortamla en iyi örtüşen adeta ormana yakışan bir köpektir ve bu söz fazla iddialı da olsa dünyanın en iyi çulluk köpeğidir.

Oldukca sadıktır.Kapının önünde saatlerce arabanızın gelmesini bekleyebilir.Araba yolculuklarına bayılır.O derece bayılır ki kim arabanın arka kapısını poşetleri almak icin açsa icine atlayacakmış gibi davranır( Cok telefon aldim Jersey arka koltuğa oturdu gel al diye☺  )

Setterler güzeldir.Yoklukları derin hissedilir eminim.Bana çaresizliği, kaderi ve hayatı kabullenmeyi öğreten köpektir.Onu cok özlüyorum..

Canım Köpeğim Jersey’nın Anısına..2010

1 Yorum

Filed under Evcil Hayvanlar

Smokin Kediler..

Benim bir tane var..Şuan 10 yaşında ve tam 9 kg.Amerika NJ doğumlu Mickey’i 2003 senesinde evlat edindim.O zamanlar yavru bir kedi evlat edinme planları yaparken, Mickey’nin ailesi yeni bebekleri alerjik olduğu icin kediyi verebilecek yer arıyorlardı.Amerikada barınaklara bırakılan hayvanlar 3 ay içinde yeni bir yuva edinemezler ise uyutuluyorlar maalesef.Orada sokakta kedi yada köpek yok.

Biraz zalim bir uygulama gibi gelebilir belki ama öte yandan sokakta sefil olmaları, işkence görmeleri vb durumlar önleniyor bu yöntemle.Ve barınağa düşen hayvan sayısı da çok değil üremeleri kontrollü olduğu için.

Mickey ile tanışmamız bu şekilde oldu.Barınağa gitmesine engel olmak için abim vasıtası ile evlat edindim.Bir kutu içinde geldi bana.Çok şişman bir kedi idi her daim.
Mickey beni ve ailemi hic üzmedi.Akıllı, uysal,olgun bir kedi..Anneme gore “Haza Beyefendi”..Resimde camdan bakan kedi Mickey’dir.

Gelelim gerceklere..

*Smokin kediler normal kedilerden %200 daha zekidir denir.
*Yeni dünyaya ilk ayak basan kedi Askerd isimli bir smokin kedidir ve bir Viking gemisi ile gelmiştir.
*Siyah kürklerinin üzerinde beyaz göğüsleri tıpkı  bir mama önlügü gibi durmaktadır.Smokin giymiş gibidirler.Bu yüzden  Smokin Kedi ( tuxedo cat ) olarak bilinirler.
*Zariftirler.Yaramaz degildirler.Ununu elemiş eleğini asmış,dünyayı çözmüs gibi bir hal tavır içindedirler .

Sonuç olarak bu kediler iki renktir ve sadece siyah ve beyazdan olusur.Gerçek smokin kedi patileri beyaz, alt gövdesi ve boynu beyaz üst kısımlari siyah olan kedidir.

Smokin kediler tek bir ırk degildir, 4 ırkta mevcuttur

#  Amerikan kısa tüy

# İngiliz kısa tüy

# Manx

# İran

En ünlü smokin kediler arasında Sylvester ( uslu olmasa da), Looney Tunes karakteri ve  Kedi Felix’dir.Clinton ailesinin kedisi Socks’ı da unutmayalım.

 

 

 

 

 

 

Sibel Gokmen-Aralık 2010

4 Yorum

Filed under Evcil Hayvanlar