Category Archives: Sağlık

Çocuklara Boşanma İle İlgili Karar Nasıl Açıklanmalıdır?

*Boşanma kararını anne ve baba mümkünse birlikte ve çocuğun güvendiği,bilindik bir ortamda açıklamalıdır.

*Açıklama sırasında dürüst olunmalı,onların yaşlarına göre anlayabilecekleri bir dil kullanılmalıdır.

*Soru sordukları zaman onları dinlemeli ve sordukları kadarına yanıt verilmeli,uzun açıklamalarda bulunulmamalıdır.

*Anne baba çocukları ile konuşurken karşılıklı tartışmaya girilmemeli ve onların yanında birbirlerini suçlayıcı konuşmamalıdırlar.

*Çocuk taraf tutmaya zorlanmamalı,hakem konumuna konulmamalıdır.

*Diğer ebeveyne yoğun öfke duyulsa bile arkasından onunla ilgili olumsuz konuşmalarda bulunulmamalıdır.

*Çocuğun kendini suçlu hissedebileceği ifadelerden özenle kaçınılmalıdır.

*Boşanma sonrasında çocuğun yaşayacağı yer,hangi ebeveynle kalacağı,diğer ebeveyni ne sıklıkla görebileceği,yaşantısında değişecek durumlar hakkında kendisine ayrıntılı bilgi verilmelidir.

*Çocuk bir arkadaş gibi kabul edilip dert ortağı yapılmamalıdır.Aksi takdirde bu sorumluluk onlara çok ağır gelir.Anne babalık göreviniz değişmemiştir,onların size ebeveyn olarak ihtiyaçları vardır.

*Boşanmanın anne baba arasında olduğu özellikle vurgulanmalıdır.”Biz ayrılıyoruz ama senin her zaman annen ve babanız”.

Populer Psikiyatri Dergisi-Uzman Dr.Şaziye Senem Başgül-Psikiyatrist
Temmuz 2012

 

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Araştırma, Sağlık

Yeşil Çayı Şimdi Hemen İçmeye Başlamak İçin 25 Neden

Yeşil Çay ve Kanser:Yeşil Çay kanser riskini azaltır.C vitamininden 100 misli daha etkili ve E vitamininden 25 misli daha iyidir.Bu durum kansere bağlı olduğuna inanılan hücrelerin korunmasına yardım eder.

Yeşil Çay ve Kalp Hastalıkları:Yeşil Çay kolestrol seviyesini düşürerek,kalp hastalığına ve felce karşı koruyucu olur.Kalp krizinden sonra bile,hücre ölümlerini önler ve kalp hücrelerinin geri kazanılmasını hızlandırır.

Yeşil Çay ve Yaşlandırmayı Geciktirme:Yeşil Çay,serbest radikallere karşı savaşan Polyfenol adlı bir antioksidan içerir.Bunun anlamı,yaşlanmaya karşı savaşmada ve uzun ömürlü olmayı desteklemede yardımcı olur.

Yeşil Çay ve Kilo Verme:Yeşil Çay kilo vermenize yardımcı olur.Yeşil Çay yağları yakar ve metobolizma hızına doğal olarak destek sağlar.Bir günde 70 kaloriye kadar yakar.Bunun anlamı yılda 3-4 kg zayıflama demektir.

Yeşil Çay ve Deriniz:Yeşil Çaydaki antioksidan ,kırışma ve cilt yaşlanmasına neden olan serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı korur.Ayrıca cilt kanserine karşı savaşa da yardımcı olur.

Yeşil Çay ve Artrit ( Mafsal İltihaplanması):Yeşil Çay romatoid artrit riskine karşı koruma ve azalma sağlar.Yeşil çay, kıkırdak dokuyu tahrip eden enzimi bloke ederek,bu dokuyu koruyarak sağlığınıza faydalı olur.

Yeşil Çay ve Kemikler:Bu konudaki en önemli nokta yeşil çayda bulunan florid miktarıdır.Kemiklerinizi kuvvetli tutmaya yardımcı olur.Hergün yeşil çay içerseniz,kemik yoğunluğunun korunmasına yardım eder.

Yeşil Çay ve Kolestrol:Yeşil Çay kolestrol seviyesinin düşmesine yardımcı olur.Ayrıca kötü kolestrol seviyesini düşürerek,iyi kolestrol ile kötü kolestrol oranını iyileştirir.

Yeşil Çay ve Obezite:Yeşil Çay,yağ hücrelerindeki glikozun hareketini durdurarak obeziteyi önler.Sağlıklı bir diyette iseniz,düzenli spor yapın ve yeşil çay için.

Yeşil Çay ve Şeker Hastalığı:Yeşil Çay lipit ve glikoz metabolizmasını iyileştirir,kan şekeri seviyesindeki hızlı artışları önler ve metabolizma hızını dengeler.

Yeşil Çay ve Alzheimer:Yeşil Çay, hafızanızın desteklenmesine yardımcı olur.Alzheimer için bir tedavi yöntemi olmamasına rağmen,beyinde Alzheimere yol açan azaltılmış asetilkolin işleminin yavaşlamasına yardım eder.

Yeşil Çay ve Parkinson:Yeşil Çaydaki antioksidan,beyinde Parkinson hastalığına neden olan hücre hasarının önlenmesine yardım eder.Yeşil çay içen insanlar Parkinson’un gelişmesinden daha az etkilenir.

Yeşil Çay ve Karaciğer:Yeşil Çay karaciğer problemi olan insanlarda organ nakli başarısızlığının önlenmesine yardım eder.Araştırmalar,yeşil çayın karaciğerdeki zararlı serbest radikalleri yok ettiğini göstermiştir.

Yeşil Çay ve Yüksek Kan Basıncı:Yeşil Çay yüksek kan basıncının önlenmesine yardım eder.Yeşil Çayın içilmesi,yüksek kan basıncına yol açan angiotensin enzimini kontrol altında tutarak,kan basıncının düşük tutulmasına yardımcı olur.

Yeşil Çay ve Gıda Zehirlenmesi:Yeşil Çayda bulunan catechin ( kateşin),gıda zehirlenmesine neden olan bakterileri öldürebilir ve bu bakterilerin ürettiği toksinleri yok eder.

Yeşil Çay ve Kan Şekeri:Kan şekeri yaşın ilerlemesi ile artmaya eğilimlidir,ancak yeşil çayda bulunan polyphenil ve polysakkaritler kan şekeri seviyesini düşürmeye yardım eder.

Yeşil Çay ve Bağışıklık:Yeşil Çayda bulunan polyphenol ve flavonoidler,enfeksiyonlara karşı savaşıp sağlığınızı güçlendirerek,bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olur.

Yeşil Çay ve Soğuk Algınlığı/Grip:Yeşil Çay soğuk almanızı ve grip olmanızı önler.Yeşil çaydaki C vitamini,grip ve genel soğuk algınlığı tedavisine yardımcı olur.

Yeşil Çay ve Astım:Yeşil Çayda bulunan Theophylline ( merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi bulunan doğal bir ksantin türevi),astımın şiddetini azaltır ve bronş kanallarını destekleyen kasları gevşetir.

Yeşil Çay ve Kulak Enfeksiyonu:Yeşil Çay kulak enfeksiyonu problemine yardımcı olur.Kulağı doğal şekilde temizlemek için,yeşil çaya bir pamuk stiği daldırın ve enfekte olmuş kulağı temizleyin.

Yeşil Çay ve Herpes Hastalığı:Yeşil Çay,Herpes hastalığının lokal interferon tedavisinin etkinliğini arttırır.Önce yeşil çay kompresi uygulanır ve sonra interferon tedavisinden önce cildin kurumasını sağlayın.

Yeşil Çay ve Stres:Yeşil Çayda bulunan amino asit olan L-theamine,stresin ve endişenin/kaygının hafiflemesine yardımcı olur.

Yeşil Çay ve Diş Çürümesi:Yeşil Çay,diş hastalıklarına yol açan bakteri ve virusleri yok eder.Ayrıca ağız kokusuna neden olan bakterilerin gelişmesini de yavaşlatır.

Yeşil Çay ve Alerji:Yeşil Çayda bulunan antioksidan bir madde olan EGCG ( epigallocatechin gallate) alerjileri hafifletir.Eğer alerjiniz varsa,gerçekten yeşil çay içmelisiniz.

Yeşil Çay ve HIV Virüsü:Japonya’daki bilim adamları,yeşil çayda bulunan EGCG maddesinin HIV virüsünün sağlıklı bağışıklık hücrelerine yapışmasını durdurabildiğini bulmuşlardır.Bunun anlamı yeşil çay HIV virüsünün yayılmasını durdurabilmektedir.

 

Mart 2012

 

 

 

2 Yorum

Filed under Araştırma, Sağlık

Simitteki Tehlikeyi Biliyor Musunuz?

Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu,simidin en önemli maddesi olan susam nedeniyle yaşanabilecek sıkıntıya dikkat çekti.

Bir süre önce ellerinin kaşınmaya başladığını ve bu durumu araştırdığını belirten Saraçoğlu,günlük olarak yediği herşeyi not ettiğini ve bir süre sonra bu olayın sebebini bulduğunu belirtti.

İbrahim Saraçoğlu,simitteki susamın insanda alerjik reaksiyona neden yol açabileceğini ve ürtikeri olanlarda hastalığı tetikleyebileceğini şöyle aktardı:

Son yıllarda ürtiker ( kurdeşen) denilen rahatsızlık,fazlasıyla artmaya başladı.Aynı şey benim başıma geldi.Vaka ürtiker değil,ellerim ve diz kapağımdan alt tarafım kaşınmaya başlıyordu.Özellikle de öğleden sonraları.Ben günlük yediğim herşeyi ,ne yiyip içersem yazıyorum.Çünkü kendime de kür uyguluyorum.Simitler satılıyor biliyorsunuz.Ne zaman simit yesem yaklaşık 4 saat içinde etkisini gösteriyor ve ellerim kaşınmaya başlıyor.Bu neden olabilir diyorum,sorguluyorum,notlarıma bakıyorum ,ne zaman ne yedim bakıyorum.Bir iki ay içinde çözdüm.Simitten kaynaklanıyor.Susamdan.Bunlar ithal susamdır.Kırık genli susamlar.Genleriyle oynanmış demiyorum.Kırık genli.Dolayısıyla alerji bir tür reaksiyon veriyor.Bu konuda çok sayıda şikayeti olan insanlar var.Ürtikeri olan insanların da ürtikerini tetikliyor.

Prof.Dr.Saraçoğlu daha önceki dönemlerde simitle ilgili bir sorun olmadığını ifade ederek “Eskiden de simit vardı ama susam dogal susamdı.Şimdikiler maalesef böyle değil.” Diye konuştu.

Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu Kimdir?

1949 doğumlu Prof.Dr.İbrahim Adnan Saraçoğlu üniversitede aldığı kimya eğitiminden sonra, Avusturya Graz Teknik Üniversitesi’nde  doktorasını yaptı.

1987’de doçent,1994 yılında profesör olan İbrahim Saraçoğlu Karl Franz ve Viyana teknik üniversitelerinde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

Saraçoğlu’nun “Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi”, “Bitkisel Sağlık Rehberi” isimli kitapları bulunmaktadır.

Şubat 2012

2 Yorum

Filed under Araştırma, Sağlık

Amino Asit-Balık İlişkisi

Amino asitler kimyasal olarak popüler isimlendirilmeleriyle yapı blokları olup,vücutta protein üretirler. Bütün yaşayan canlıların yapılarını oluşturan
proteinlerdir. Proteinler,insan vücudunda adale, bağlar, tendonlar, organlar,bezler, tırnaklar, saç, safra ve idrar hariç tüm vücut sıvılarının üretiminden
direkt sorumludur. Proteinler kemiklerin büyüme ve gelişmesinde esas rol oynarlar. Enzimler,hormonlar ve genler işlevleri için proteinlere ihtiyaç
duyarlar.

Peki insanoğlu sadece amino asit kaynağı olan balık yiyerek yaşamını sürdürebilir mi?

Bunun cevabı hayır.Balık insan vücudu için başta gerekli olan Vitamin C barındırmaz.Vitamin C insan vücudu için önemli bir vitamindir. Balığa limon sıkmak bu yüzden çok faydalıdır.Balıkta C vitamini yada mineral yoktur.

Uzun süre ve sadece balık yemek triode ciddi zararlar verir.

Vitaminleri meyvelerden alırız.Süt ürünlerinden de kemiklerimizin güçlü olması için kalsiyumu alırız.

Ayrıca vücudumuz için büyük öneme sahip B vitaminini etlerden, bağışıklık sistemimiz ve hastalıklarla savaşabilmemiz için çinkoyu tavuk ve hindiden alırız. Sebzelerden de gerekli olan vitamin ve mineralleri,ve gerekli olan lifi alırız.

ŞUBAT 2012

3 Yorum

Filed under Araştırma, Sağlık

TOK TUTAN SÜPER BESİNLER

Avokado:B6 vitamini deposu olan avocado aynı zamanda kansere karşı da müthiş bir koruyucu.Aç olduğunuzda biraz avocado yerseniz ne kadar doyduğunuzu fark edersiniz.

Çavdar Ekmeği:Diyetlerin vazgeçilmezi,zayıflamak isteyenlerin tercihi kepek ekmeği.Ancak çavdar ekmeği kepek ekmeğine göre daha çok tok tutuyor.Beyaz ekmekten %50 daha fazla doyma hissi sağlıyor.

Dil Peyniri:Proteini yüksek bir gıda olan dil peynirinin yenmesi üstelik yanınızda taşınması da kolay.Ara öğünlerde dil peyniri yiyebileceğiniz gibi açlık hissettiğinizde de ondan yardım isteyebilirsiniz.Proteini yüksek olduğu için tok tutma özelliği diğer peynirlere göre daha fazladır.

Böğürtlen:Kendinizi çok aç hissediyorsunuz.Kolayı var.Hemen bir kase yoğurdun içine karıştırdığınız böğürtlen sizi bir süre tok tutar.Böğürtlen çok fazla antioksidan içerir.Bu nedenle yararlı bir meyvedir.

Sardalye:Çok iyi bir protein deposudur.Kan şekeri seviyesinin dengelenmesini sağlar.Bu sayede tokluk hissi verir.Ayrıca metabolizmanın çalışmasını sağladığı için de yararlı gıdalardan biridir.

Elma:Diyet yapanlara sürekli önerilen ve ara öğünlerde yenilen elmanın da tok tutucu özelliği vardır.Özellikle yeşil elmanın içinde bulunan pectin maddesi tokluğu sağlar,bağırsakları çalıştırır.Elmanın kalorisi de azdır.

Kepekli Makarna:Lif oranı yüksek kepekli makarnayı beyaz undan yapılan makarnaya her zaman tercih edebilirsiniz.Lifli gıdalar yendikten sonra hacimlerinin %20’si kadar genişleme özelliğine sahip oldukları için tokluk hissi verirler.

Esmer Pirinç:Kan şekerini dengede tutan esmer pirinç yiyen kişiyi uzunca bir süre acıktırmaz.

Yulaf Ezmesi: Tokluk ve şişkinlik hissi veren besinlerin başında gelen yulaf ezmesi diyetlerde sabah kahvaltılarının vazgeçilmezidir.Ancak yulaf ezmesini süt ile değil de su ile karıştırarak yerseniz daha faydalı olur.İllaki sütle istiyorsanız yağsız süt tercih ediniz.Yulaf ezmesi sinirlere de iyi gelir.Stresle mücadelede kolaylık sağlar.Aynı zamanda kolestrol düşürücü etkiye sahiptir.

Badem: Obeziteye karşı çok faydalı olduğu kanıtlanmış yiyeceklerden biridir badem.Tokluk hissi verir.Günde 2 avuç düzenli olarak badem yemek sağlığı korumaya da yardımcıdır.

Brokoli:Brokoliye kanser karşıtı diyetlerde sık sık rastlayabilirsiniz.Aynı zamanda antioksidan özelliğinden dolayı birçok hastalıkta koruyucu ve tedaviye yardımcıdır.Brokoli,mükemmel bir A ve C vitamini deposudur.Brokolide vücuttaki insulin dengesini koruyan krom bulunur.Kan şekerinin düşmesini engelleyen krom sayesinde açlık hissetmezsiniz.

Yumurta:Çok pişmiş yumurta da tok tutan yiyecekler arasındadır.Kaliteli protein alımını sağlayan en iyi yiyeceklerdendir.İçerdiği protein sayesinde tok tutar.

Donmuş Yoğurt:Tıpkı dondurmaya benzeyen donmuş yoğurtla,dondurma yeme ihtiyacınızı azaltıp,kalori alımını kısıtlayabilirsiniz.Meyveli olarak tüketirseniz de faydalı olur.Karnınızı tok tutan besinlerdendir.

Sebze Çorbası:Sebze çorbası aslında atıştırmalık olarak kolay bir yemek değil.Ancak hem tok tutar hem de az kalori içerir.

Çilek:Canınız çok tatlı istediğinde bir kap dolusu çilek yemenizde hiçbir sakınca yok.Hatta çileklerin üzerine bir tatlı kaşığı pudra şekeri bile dökebilirsiniz.Ayrıca yüksek oranda C vitamini içerir.Cilt güzelliği için son derece faydalıdır.

Ihlamur:Yemek saatine yakın bir bardak ıhlamur içerseniz iştahınızın kapanmasına yardımci olabilirsiniz.Ayrıca hastalıklara karşı da faydalıdır.

Şubat 2012

Yorum bırakın

Filed under Araştırma, Sağlık

Zeytin Yaprağı

ANTİMİKROBİYAL ETKİ Zeytin yaprağı çayının faydaları tüketildiğinde vücuda alınan oleuropein iki enzim tarafından elenolik aside dönüştürülür. Elenolik asit daha öncede belirttiğimiz gibi yüksek antimikrobiyal etkiye sahiptir. Bakterilerin hücre duvarını etkiler ve böylece doğal yolla bağı-şıklık sistemi güçlenmiş olur. Böylece birçok antibiyotiğe direnç kazanan mikro organizma ve dolayısıyla bunların neden olduğu birçok hastalık doğal yollarla ortadan kaldırılmış olmaktadır.

ANTİOKSİDAN ETKİ Soluduğumuz havadaki oksijen, vücut içinde serbest radikaller adı verilen ve toksik (zehirli) etki gösteren bazı maddelerin oluşmasına neden olur. Demirin paslanması ve balığın sudan çıktıktan sonra ölmesi, oksijenin zararlı etkilerine örnektir. Antioksidanlar, vücudumuzda kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışardan sigara, alkol, kirli hava v.s. ile alınan zararlı maddelerin (serbest radikallerin) nötralize edilmesini sağlar.

Antioksidanların yardımı ile hastalıkların oluşumu önlenebilir, hormonal denge korunabilir, yaşlanma süreci geciktirilebilir. Zeytin yaprağı çayının faydaları ndan biride yüksek antioksidan aktiviteye sahiptir. Bu etki oleuropein bileşiğiyle beraber tabloda verilen diğer fenolik bileşiklerin sinerjik etkileri sonucu meydana gelir. Vitamin C ve E nin gösterdiği antioksidan aktivitenin yaklaşık 2,5 katı kadar daha yüksek bir antioksidant aktiviteye sahiptir.

KORONER DAMARLAR ÜZERİNE ETKİSİ İn-vivo şartlarda yapılan birçok çalışma oleuropein’ in vasodilator (damar genişletici) etki yaptığını, tansiyonu düşürdüğünü ve anti-aritmik özellik gösterdiğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda LDL kolesterol seviyesinde düşmeye neden olduğu sonucuna varılmıştır. Kalp rahatsızlıkları nda zeytin yaprağı çayı ile iyi sonuçlar elde edilmektedir. Laboratuar ve klinik çalışmaların sonucu olarak, zeytin yaprağı çayı kalp yetmezlikleri, damar tıkanıklıkları üzerinde de etkili bulunmuştur.

HYPOGLİSEMİK ETKİSİ ( KAN ŞEKERİ SEVİYESİNİ DÜZENLEMEYine yapılan in-vivo (canlı vücudunda) çalışmalarda, zeytin yaprağının etken maddesi oleuropein, hipoglisemik etki göstermiş ve yüksek kan şekeri seviyesinde düşme gözlenmiştir.Ayrıca,

Kan şekeri seviyesinin düzenlenmesinde

LDL Kolesterolün düzenlenmesinde

Bronşit, Kulak İltihabı, Sinüzit tedavisinde

Kalbe kan dolaşımının sağlanmasında faydalıdır

Fungal (Mantar) Enfeksiyonları

Hepatit A, B, C ye karşı etkilidir

Cilt Rahatsızlıklarında

Romatizmal Hastalıklarda etkilidir.

Fibromalarya, Herpes Virüsü, Salmonella sp. Kandidiyasis, Streptococcus sp. Streptococcus sp virusleri

Zona

Zeytin Yaprağı Çayı Hazırlanışı: Bir çay kaşığı kuru yaprak,bir bardak sıcak suya konur ve 2-3 dakika demlenmeye bırakılır.Süzülür ve içilir.Günde 2-3 barda önerilebilir.

Yorum bırakın

Filed under Araştırma, Sağlık

Yemeklerden Hemen Sonra Yapılmaması Gereken 5 Şey

1-Sigara İçmeyin

Uzmanlarca yapılan deneyler,yemeklerden hemen sonra içilen bir sigaranın 10 sigaraya eşdeğer olduğunu kanıtlamıştır.Kanser olma riski daha yüksek.

2-Çay içmeyin

Zira çay yaprakları yoğun asit içerir.Bu madde tükettiğimiz gıdalardaki proteinin hazmını zorlaştırıyor.

3-Banyo Yapmayın

Banyo yapmak ellerdeki,bacaklardaki ve vücuttaki kan akışını hızlandırır,böylece mide çevresindeki kan miktarı bu durumda azalır.Bu da midemizin sindirim sistemini zayıflatır.

4-Yürümeyin

İnsanlar çoğu zaman ,yemeklerden sonra 100 adım yürümek 99 yaşına kadar yaşamanızı sağlar derler.Gerçekte bu doğru değildir.Yürümek sindirim sisteminin aldığımız gıdalardan besinlerin emilimini engeller.

5-Hemen Uyumayın

Aldığımız gıdalar yeterince sindirilemez.Bu durum bağırsağımızda gastrit ve enfeksiyona önderlik eder.

Ocak 2012

4 Yorum

Filed under Araştırma, Sağlık