Tag Archives: Stefan Zweig

Satranç-Stefan Zweig

SATRANC—-

Bir otelde özel bir oda,alabildiğince insancıl geliyor değil mi?Ama biz “önemli kişiler”i yirmişer yirmişer buz gibi bir barakaya tıkmayıp da oldukça iyi ısıtılmış,ayrı bir otel odasında barındırmaktaki amaçları,kesinlikle insancıl değil,tersine kurnaz bir yöntem uygulamaktı,buna inanabilirsiniz.Çünkü ağzımızdan gerekli “kanıt”ı almalarını sağlayacak baskı,kaba dayaktan ya da bedensel işkenceden daha incelikle uygulanmalıydı:akla gelebilecek en zekice soyutlama yoluyla.Bize hiçbir şey yapmadılar,bizi tümüyle hiçliğin içine yerleştirdiler,çünkü bilindiği gibi yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapmaz.Her birimizi tam bir boşluğa,dış dünyaya sıkı sıkıya kapalı bir odaya hapsetmekle,eninde sonunda dilimizi çözecek olan baskı,dayak ve soğuk yoluyla dışarıdan değil içeriden yaratılacaktı.Bana ayrılmış oda ilk bakışta hiç rahatsız etmedi beni.Bir kapı,bir yatak,bir koltuk,bir leğen,bir parmaklıklı pencere vardı odada.Ama kapı gece gündüz kilitliydi,masada hiçbir kitap,gazete,kağıt,kalem durmasına izin yoktu,pencere bir yangın duvarına bakıyordu;bütün çevreme hatta kendi bedenime bile tümüyle hiçlik egemendi.Elimden her nesneyi almışlardı,zamanı bilmeyeyim diye saati,yazı yazmayayım diye kalemi,bileklerimi kesmeyeyim diye bıçağı;sigara gibi en ufak bir sakinleştirici bile benden esirgendi.Tek bir söz söylemesine ve tek bir soruyu yanıtlanmasına izin verilmeyen gardiyandan başka bir insan yüzü görmedim,bir insan sesi duymadım;göz,kulak,bütün duyular sabahtan geceye,geceden sabaha kadar en ufak bir besin almıyordu,insan kendi kendisiyle,kendi bedeniyle ve masa,yatak,pencere,leğen gibi dört-beş dilsiz nesneyle çaresizlik içinde tek başına kalıyordu;suskunluğun siyah okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan,kendisini dış dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiçbir zaman yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi hatta.

—–

Eylül 2013

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Kitap